4 Kasım 2014 Salı

yusuf el-huveyyik (youssef howayek) in suratını çok merak ediyorum. internette bulamadım. paris'teki anılarını okurken aklımda canlanan; halil cibran kadar yakışıklı, doğuya aşinalığıma rağmen yabancı hissettiren lübnanlı bir surat, düşüncelerinin yükünü apaçık ortaya koyan göz altları, meraklı ve canlı bakışlar, çekingen ama hareketli eller, oturağı kavrayan rahat ve kontrollü bir oturuş,  sonsuz yönlü bir alakadarlık ve iletişime açıklık... bunların bir kısmı yalnızca gençlik anıları için geçerli olabilir; herkesten uzaklaşıp köyü urâ'da inzivaya çekildiğinde bunların birçoğu değişmiş olmalı; güzelleşmiş olsa gerek. birisi bana onun bir fotoğrafını gösterirse mutlu olurum, görünüşünden ötürü hayal kırıklığına uğrama ihtimalim yok. onun cümleleriyle tahlil ettiğim bu bir nevi tersine kıyafetname beni sadece ona tuhaf bir özlemle dolduruyor. onun 1909-1910 paris'indeki genç ve bıkmamış suratını çaktırmadan saatlerce incelerdim diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder