21 Eylül 2014 Pazar

dün gece uyumaya yattıktan bir süre sonra evimin önünde bir gürültü duydum, ağır bir şeyin yere düşme sesi gibiydi. kalktım, pencereden baktım, yerde genç bir adam yatıyordu.
orada yapayalnız yatıyordu önce. yavaş yavaş etrafına birileri toplandı. kısa süre sonra annesi geldi. annesi dehşete düştü, ağlıyordu. oğlunun adını bağırıp "ölme yavrum, sakın ölme, ölme annecim" diyerek dövünüyordu.
bir adam "ölmüş" dedi, annesinin ses tonunun değişimini ifade edemiyorum. anneyle ilgili hiçbir şeyi ifade edemiyorum aslında.
yoldan bir araba çevirip adamı arabaya aldılar, annesi yanına bindi, kapıyı kapatırlarken oğluna sayıklamaları arasında "kapıya ayağım sıkışacak" dedi.

şimdi bunları yazarken aşağıda toplananlardan birkaç kişinin sohbetini duyuyorum, adamın arkadaşlarından olabilirler. birisi diğerlerine allah, ümmet, peygamber, rabbin verdiği can gibi şeylerden bahsedip "e sen de gidip kendi canına..." gibi şeyler söyleyerek dün ölen adamın intiharını kendi çerçevesinde yargılıyor.

dün geceye ve anneye tanık oldum, yine de intiharı yargılamaktan uzak duracağım.
anne beni mahvetti sadece. mahvoldum. anne içimi oydu, içimde kapkara bir yumru kaldı. üstüne bir de atlayışların kişisel tarihimdeki izleriyle birleşti.

hayatımda daha fazla intihar istemiyorum.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

numaran kayboldu bende. mailini görebileceğim bi hesap falan koy.

Hayat_Erkeği dedi ki...

ne hissettin o an. yani birinin intihar ettiğini görünce.

Yorum Gönder