27 Haziran 2014 Cuma

dil ne hassas bir aygıt.

bu aygıtın hassasiyeti muhteşem. kreşten çıkıp babamın ofisine giderken yolda gördüğüm camekanın içi kadar karmaşık, yankılı, görünmez dişlilerle dolu, ya da nasîrüddin tûsî'nin astronomi aygıtları kadar ince ve büyüleyici, bakmaya doyamam. sayısız ihtimal, kombinasyon ve manâ benliğimden geçip gitse hayatta kalabilir miyim? eğer ölümden sonra hayat yoksa, en az dil kadar incelmeyi umabilir miyim?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder