10 Haziran 2012 Pazar

duygum, arkadaşıyla yarım saate yakın konuştuğu telefonu kapattıktan sonra ağlamaya başladı. bana, çok kızdığım bir soru sordu. öfkeyle gözlerimi devirdim, tersledim. ısrar ettiğinde suratımı ekşittim. masaya yumulup katıla katıla ağladı. içmek istedi, gittik, içtik. eve dönerken metroda koltuğa ve üzerime kustu. kendisi için bütün gece iyi dilekler dilediğim bir adam hemen bir poşet yetiştirdi bize. gülmeye, hıçkırmaya ve ağlamaya başladım. ona sarıldım. benim sağ tarafım, onun sol tarafı olduğu gibi kusmuğa bulandı. dışarı çıktığımızda özür dilerim diye sayıklıyordu. koluma girdi. ona yol boyunca onu ne kadar çok sevdiğimi anlattım. evde yatağıma boydan boya yığıldı. ben yatamadım, pencerenin dışında oturdum. dayanamayınca onu ittirdim ve kendime açtığım yere yattım, uyudum.
---
öğlen ali fuat bana lucia micarelli'nin to love you more'unu dinletiyordu. dinletirken eliyle omzumda ritim tuttu.
---
dün gece uyuyamadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder